1964 Siirt doğumlu olan Kenan Aras, askerlik vazifesini tamamladıktan birkaç yıl sonra (1989) eniştesiyle birlikte memleketi Siirt’ten ayrıldı ve Bolu’ya yerleşti. Genç biri olması ve şehir tecrübesi olmaması cesaretini kırmadı. Eniştesiyle birlikte 1,5 yıl Bolu’da toptan gıda işi yaptı.

Röportaj: Eyüp Güzel / Siirtliler.NET

 

SİİRTLİ OLARAK NEREDEYSE TEK AİLEYDİK BOLU’DA

Bolu’da kaldığı süre içerisinde “Siirtli aile olarak zannedersem bir tek biz vardık” diyor Kenan Aras ve Bolu’ya dair izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Bolu’ya yerleştiğimde doğrusu hiç adaptasyon sorunu yaşamadım. Kısa sürede alıştım. Yeni dostlarım, arkadaşlarım oldu. Bolu bir emekli şehriydi.”

Bolu’da 1,5 yıl kaldıktan sonra eniştesiyle birlikte İstanbul’a yerleşmeyi ve aynı işi orada sürdürmeyi kararlaştıran Kenan Aras, İstanbul’da ilk olarak taksicilik yapmaya başladı. Böylece hem bir sermaye kazandı hem de o arada toptan gıda piyasasını inceledi. 

 

ANAYASA KİTAPÇIĞININ FIRLATILMASI HERŞEYİ ALT ÜST ETTİ

Taksiciliğin ardından bir süre sonra Toptan gıda işine ortağıyla birlikte girdi. Kendi deyimiyle iyi para kazanmaya başlamışlardı. Memleketi Siirt’ten, yani taşradan çıkıp büyükşehirlere o genç yaşta yerleşmesi ve kendi ekmeğini kazanmaya başlaması aslında azmini ve cesaretini gösteriyordu. İstanbul’a yerleştikten kısa bir süre sonra kendi işyerini açıp para kazanmaya başlaması ne yazık ki uzun sürmedi. Şöyle anlatıyor o süreci Kenan Aras; “Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanlığı dönemindeyken 2001 yılında hani meşhur Anayasa kitapçığının fırlatılması olayı olmuştu. İşte o olay bizim gibi binlerce beklide on binlerce esnafı bitirme noktasına getirdi. Dolar bir anda fırladı, devalüasyon oldu. Yeni ürün alamaz olduk, elimizdeki ürünleri satamaz olduk. Alacaklılar borçlarını ödeyemedi… Velhasılı piyasalar bir anda allak bullak oldu. Dükkânımızı kapatmak zorunda kaldık.”  Kısa bir süre sonra Emlak işine girdi. 2002 yılından itibaren de emlak işini Beyoğlu, Tophane’de sürdürüyor. 

 

SİİRT’TEKİ YAŞAMI

Kenan Aras 23 yaşına kadar Siirt’te yaşadı. Bugün Siirt Merkez’e bağlı olan Halenze Mahallesi. Resmiyette her ne kadar mahalle olarak geçse de aslında bildiğiniz bir köy orası. Rıstak köylerinden. Yani Siirt’in Arap köylerinden… Kenan Aras, ticaretle uğraşan babasına yardım ediyordu. Bir yandan da çiftçilikle uğraşıyordu. Büyük bir bağları vardı ve içinde 1200 adet fıstık ağacı bulunuyordu. Ağaçları kendileri dikmişler. Fıstıkla birlikte üzüm ağaçları da bulunuyordu bağlarında. Mevsimi geldiğinde o ağaçlardan koparıp yedikleri fıstıkları ve üzümlerin tadını halen unutamadığını anımsatan Kenan Aras bir anısını şöyle dile getirdi: “Üzümü ağacından koparırdım. Hava sıcak olduğundan haliyle üzüm de sıcak olurdu. Bağımızın yakınında bir havuz vardı ve suyu soğuktu. Üzümü yaklaşık yarım saat kadar o havuzun içine koyardım ve çıkardığımda buz gibi olurdu. Onun tadını hiçbir yerde bulamam.”

 

KÖYÜMÜZ HARİKAYDI

Köyde yaşadığı yıllarla ilgili “o yıllarda köyümüz çok güzeldi ve hareketliydi. Sabahtan akşama kadar Siirt merkeze taksi ve minibüs çalışırdı. Çiftçiliğin yanı sıra hayvancılık ta köyümüzde çok yaygındı. 40 bin küçükbaş hayvan vardı köyümüzde ve hepsi de besiydi. Daha çok yurtdışına satılıyordu hayvanlarımız.”

İstanbul’un Beyoğlu İlçesi, Tophane semtinde ikamet eden Kenan Aras, aynı zamanda 2005’ten beri de Halenzeliler Derneği’nin kurucu yöneticiliğini sürdürüyor. Aras Emlak ismiyle emlakçılık yapıyor.

kenan-aras1.jpg