Gastronomi kongresine ülkemizin önemli otellerinin Genel Müdürleri, ünlü mutfak şefleri, gastronomi akademisyenleri, gurmeler, seyahat acenteleri, turizm medyası, gastronomi dernekleri ve öğrenciler ile Siirt’ten gelen heyetler katıldılar.

Siirt mutfağının kültürel miras olarak geleceğe taşınması, tanıtılması ve turizme kazandırılması amacıyla Siirt Valiliği, Siirt Belediyesi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA), Turizoom International Hotel Management ve Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) katkılarıyla The Green Park Pendik Hotel& Convention Center’da düzenlenen Siirt Gastronomi Kongresi’ne; Siirt Vali Yardımcısı Yunus Koç, AK Parti MKYK Üyesi Ethem Sancak, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Siirt Milletvekili Yasin Aktay, Siirt Eski Milletvekili Afif Demirkıran, Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Yılmaz Altındağ, Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı Zeki Açıköz, Aşçılar Derneği Başkanı Fikret Özdemir, Türk mutfağının ünlü aşçıları Mehmet Yalçınkaya, Rafet İnce, Arif Aktürk, Fatih Açıkgöz, Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) Yönetimi ve üyeleri Murad Yumak, Aykut Bakay, Turgay Solmaz, Ziya Altınay, Tayfun Sancar, Halil Duru, Cem Yağrı, Selen Ertunga, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak, Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) Başkanı Gürkan Boztepe, Başkan Yardımcısı Ömer Kartın, İz TV Yönetmeni Gazeteci Çoşkun Aral, Yrd. Doç. Dr. Aynur İlhan Tunç ile çok sayıda aşçı, turizmci, Siirtli işadamı ve katılımcı yer aldı.

Kongrenin açılışı Coşkun Aral'ın "Siirt" belgeseliyle yapıldı. Açılışta konuşan Aral, memleketinin kültürel ve yöresel lezzetleriyle ilgili bilgi verdi. Bu kente ait anılarını anlatan Aral, Siirt'in çok farklı kültürlerin buluştuğu bir coğrafya olduğuna dikkati çekti. Aral, Siirt'in hem yöresel hem tarihi kültürünün daha fazla tanıtılması ve uluslararası organizasyonlarda yerini alması gerektiğine işaret etti.

Siirt'in çok dilli bir kültür olduğunu da dile getiren Aral, Gaziantep ve Antakya gibi olmasını istediği kentle ilgili bir belgesel çektiğini anlattı. Belgesele, Siirt Valiliği ve Belediyesi’nin verdiği destekler için teşekkür eden Aral, belgeselde Siirt'in yöresel lezzetleri ve tarihinin anlatıldığını söyledi.


SADECE KİTAPLA DEĞİL, TATTIRARAK TANITMALIYIZ

Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı Zeki Açıköz, “Mutfak bizim işimiz. Giydiğimiz beyaz önlükler mutfakta temizliğin ve kalitenin işaretidir. Beyaz kelebekler olarak en iyi Türk yemeğinin yörenin ürünleri ile yapıldığını biliyoruz’’ diyen Zeki Açıköz şöyle devam etti: Siirt başta olmak üzere Türkiye’nin tüm şehirlerinin özel yemek kültürü önce ülkemizde yayılmalı. Menülere girmeli, sonra ise yurt dışına açılmalıdır. Türkiye’nin tüm mutfaklarında Siirt yemekleri olmalıdır. Bizlere çok iş düşüyor. Sadece kitap yazarak anlatmak havanda su dövmektir. Yemeğin tadını almaları sağlanmalıdır. Perde pilavı ile büryan kebabı dışında yemekleri olan Siirt mutfağı daha iyi tanıtılmalıdır. Biz aşçılar olarak bu konuda yapılacak tüm tanıtımlarda yer almaya hazırız.”

Aşçılar Derneği Başkanı Fikret Özdemir ise şehir turizmini gastronomi ile süslemek gerektiğini belirterek; ‘’Yöresel malzeme ile yapılan yemekler tercih ediliyor. Yabancılara Türk Mutfağını ve Türk ürünlerini kullandırmak için çok çalışmak gerekir. Fransızlar kendi yöresel ürünleri olmadan yemek bile yapamıyorlar’’ dedi.,

Dicle Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Akdağ da Mezopotamya’nın tarihi coğrafyasında Gastronominin çok önemli olduğunu ve Güneydoğu mutfağının özellikle Siirt mutfağının zenginliğini dile getirerek, Kalkınma ajansı olarak bu konuları her zaman desteklediklerini ve destek vermeye devam edeceklerini ifade ettiler.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Siirt Milletvekili Prof. Dr. Yasin AKTAY “Siirt’in tarihi ve yemek kültürü binlerce yıllık bir maziye dayanıyor. Gastronomi konusu bir kimya gibi işlenmeli. “Can boğazdan Gelirken Can yine boğazdan çıkıyor” Dolayısı ile Siirt lezzet geleneğinde ciddi bir kültür ve lezzete katılan samimiyet var. Gastronomi konusunda Siirt olarak ciddi ataklar gerçekleştireceğiz. Gastronomi olgusu Siirt’in Turizm haritasına çok şey katacaktır. Bu konuya ön ayak olan değerli kardeşim çocukluk ve okul arkadaşım Ali Can AKSU ve çok değerli katılımcılara desteklerinden dolayı teşekkür ederim.

SİİRT YEMEKLERİNİN DÜNYAYA TANITILMASI GEREKİR

Siirt Vali Yardımcısı Yunus Koç, kongrenin 12 bin yıllık tarihi ve kendine özgü özellikleri bulunan Siirt yöresel lezzetlerinin turizm dünyasına kazandırılması amacıyla düzenlendiğini anlattı. Birçok medeniyetin ve uygarlığın izlerini taşıyan Siirt'in yöresel mutfağını "zengin, orijinal, benzersiz, kendine has özellikleri bulunan, çok renkli" şeklinde tanımlayan Koç, bu mutfağın kültürel miras olarak geleceğe taşınması ve tanıtılmasını, en önemlisi turizme kazandırılmasını hedeflediklerini söyledi.

Turizm sektörünün sürekli geliştiğini, yerli ve yabancı turistlerin beklentilerinin değiştiğini ve çeşitlendiğini dile getiren Koç, "Turistler artık daha farklı deneyimler sunan, daha bilgili, çevreye daha duyarlı, yöresel değerleri ve otantik özelliğini koruyarak sürdüren farklı kültürleri tercih ediyor." diye konuştu. Yunus Koç, gastronomik unsurların turistik destinasyonlara değer kattığını belirterek "Farklı kültür ve medeniyetlerin derin izlerini taşıyan Siirt, eşsiz doğa güzelliklerinin yanı sıra ülkemizin önemli mutfak kültürüne sahip bir ilidir. Siirt'in gastronomik değerlerinin, konuklara otantik bir ortamda sunulacak mekanların oluşturulması kentin turizm pastasından daha çok yararlanmasına imkan sunacak" dedi.