bbturkay @ gmail.com

Abdulhamit Han'ın ne kadar başarılı bir devlet reisi olduğu hepimizin malumudur lakin hatasız değildir. Abdulhamit Han ileriyi çok iyi görebilen bir yöneticiydi. İleriyi görebilme özelliği hem zaman hem de mekan açısında da anlaşılabilir fakat maalesef çok yakınını ihmal ettiği için darbeyi de en yakınlarından yedi. Devletin dış işlerinin pek başarılı götürdü ama iç işlerinde sürekli hatalar yaptı. Halk ile iç içeydi, sanki saraydan değil de halkın içinden gelmiş bir padişah gibiydi. Devlet yönetiminin tüm ipleri onda toplanıyordu ama alt kademedekilerin izin verdiği kadar ipleri yönlendirebiliyordu. Halk ile Devletin başı arasındaki yöneticileri seçmede, liyakat ile görevlendirmede, aile etrafındaki dalavereleri çözmede ya geç kalmış, ya görmezden gelmiş veyahut görememişti. Bu hatalar onun sonu olmuştu. Bize göre en büyük hatası ise kendisine karşı yapılan "darbe"ye, sırf devletin asker üniformasını giyen hain askerlerin ölmemesi için, karşı gelmemiş olmasıdır. O askerler ve başındakiler daha sonra ülkeyi yangın yerine çevirecek kararlar alacak ve devleti yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakacaklardır. Feraset dediğimiz kavram da aslında günlük ileriyi değil on yıllık hatta asırlık ileriyi görmektir.

Recep Tayyip Erdoğan bize göre bu yüzyılın Abdulhamit'idir. 1950'li yıllardan sonra çok partili siyasete geçen Türkiye'nin en başarılı lideridir. Menderes ve Turgut Özal'dan çok daha başarılıdır. Reistir, Liderdir, Ustadır sonra da Başbakan ve Cumhurbaşkanıdır. Evet önce Reis, Lider, Usta, sonra Başbakan veya Cumhurbaşkanı olmuştur. Reis ve Lider aynı kavramlar değildir. Bazılarımız için Cevap ve Yanıt kelimeleri ne anlama geliyor ise Reis ve Lider de o anlamdadır.

Erdoğan son zamanlarda özellikle Belediye Başkanlarından başlayarak yeniden yapılanmaya gitmiş ve iyi de yapmıştır. Sanırım bu kararları almasındaki en büyük sebeplerden biri Referandum sonuçları, diğeri ise Fetö ile mücadeledeki performanslar olmuştur. Bu yeniden yapılanma Ak Partiye güç verecektir ama Ak Partiye güç kaybettiren diğer unsurlarla nasıl baş edecek merak ediyoruz doğrusu.

Erdoğan'ın hali hazırdaki ekibi halk gözünde - gönlünde ciddi rahatsızlıklara neden olan hatalar yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Bu konuda maalesef ne Cumhurbaşkanlığından ne de Başbakanlıktan elle tutulur gözle görülür bir müdahale de görülmüyor.

Rahatsızlıklardan biri MTV yani motorlu taşıt vergisinin %40'a çıktığını açıklayan maliye bakanının üslup yetersizliği ve dahi daha sonra bunun %25'lere indirilmesi. Halk, eğer bu karara itiraz etmeseydik demek ki devlet vergi yüküyle bizi ağır bir yükün altına sokmaktan çekinmeyecekti gibi bir fikre kapıldı. Haklılar mı? Haklılar.

Diğer bir rahatsızlık ise CAM FİLMİ yasağı. Cam filmi bu kadar tehlikeli ise ithalatını yasaklasaydık. Neden otomotiv fabrikasında yapılanlara olur veriyoruz? Her bir şeye kanun çıkaran hükümetimiz neden bunun bir kuralını yazıp çizemiyor? Yasak hemşerim sen bu işten ekmek yiyorsan bana ne! Yasak dedik ya! tavrı ile halkın gönlünde derin yaralar açarsınız açtınız da.

Dolar Ekim ayından itibaren aldı başını gidiyor. Hükümetten cılız açıklamalar geliyor. Doların fırlamasının sonucunu Enflasyon canavarının büyümesi olarak gördük. Halk bu konuda hükümetin çok yetersiz hatta biraz da vurdumduymaz bir tavır içinde olduğunu düşünmeye başladı bile. Bu konunun bir çaresine bakılmaz ise toplumun genelindeki hoşnutsuzluğu kullanacak muhalifler köşe başlarını tutmuşlar.

Hakim - Savcı alımlarındaki mülakatların kriterlerini inceden inceye bilmiyorum ama bir takipçim beni bu konuda uyardı. Yeni alınan hakim - savcılar içinde 15 Temmuz'un DARBE olmadığına inananlar olduğunu söylüyor. Şimdi bu kendi ayağına sıkmak değil de nedir? Hakim ve Savcıların içinde her görüşten insan olsun bizce hiç mahsuru yok ama 15 Temmuzu Darbe olarak görmeyen insan hangi görüştendir hepimizce malumdur.

Son söz olarak diyoruz ki Erdoğan ileriyi gerçekten iyi görebiliyor ama biraz da yakınlarına baksa daha bir iyi olacak gibi. Yakınlarının içinde çok samimi, dava adamlığını öğreneceğimiz insanlar da var lakin insandır hata yapar ve dahi hatanın neresinden dönülürse kârdır Vesselam.

Selam ve Dua ile