diyaeddintemiz @ hotmail.com

Hafta sonu Siirt Barosundan iki meslektaşımla Türkiye Barolar Birliği’nin düzenlemiş olduğu “OHAL kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalarda avukatların savunma haklarının kısıtlanması” konulu arama konferansına katıldım.

Katılımcılar illerin Avukat Hakları Merkezi koordinatörlerinden ve baro yönetimlerinden seçilen temsilciler olunca, konferans da gayet verimli oldu.

Siirt’ten birlikte gittiğimiz temsilcilerle masalardaki konuşma ve değerlendirmelerden özetle şu sonucu çıkarabilirim:

Hukuku dar zamanlarda yorumlamak hatalıdır. Bugünü kadar, yarınını da, yarınlarını da düşünmek gerekir.

PKK dosyaları Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinde yoğun iken FETÖ/PDY dosyalarıyla birlikte örgüt dosyaları tüm ülkeye yayıldı. Diğer bölgedeki avukatlar da örgüt dosyalarındaki sorunlarla yeni tanışmış oldu.

Kolluk, Savcılık/Hâkimler ve Avukatlar bu zorlu ve stresli süreci karşılıklı saygı ve anlayış içinde; anayasaya, kanuna ve hukukun genel prensiplerine uygun şekilde hareketle çok rahat aşabilirler. Yürütme makamı olan Adalet Bakanlığı’nın da eleştirilere açık, barolardan, STK’lardan gelen şikâyetlere karşı duyarlı ve takipçi olması kaydıyla...

Siirt ili olarak kolluk/savcılık/mahkeme aşamalarında daha az sorun yaşadığımızı söyleyebilirim.

Yine konferansta TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun sunuş konuşmasında iki husus vardı ki, bunu ben de ilk kez duydum:

İlki, “Türkiye’de şuan görev yapan 14.000 hâkim ve savcının 10.000’i beş yıl altı bir kıdeme sahip.”Bu sayı FETÖ alçak yapılanmasının ülkemiz yargısında vurduğu darbenin en acı bilançolarından biridir. Genç hakim/savcılarımızın yükü ağır.

Bir diğeri ise, “Yetkililere bildirdiğimiz bazı genel mesleki sorunlar vardır ki, biz bunu söylediğimizde ilk kez sizden duyuyoruz.” şeklindeki cümlesi.

İkinci cümle ile aynı anlama gelebilecek bazı bakanlık uygulamalarını geçenlerde sosyal medya hesabımda paylaşmıştım. Bence Ak Parti yenilenen kadrolarıyla sahaya inmeli, halkla konuşmalıdır. Bire bir temaslarla, sabırla, kızmadan ve anlamaya çalışarak halkı dinlemelidir. Bu konuşma/dinlemeleri de yetkililere ulaştırma gayreti içinde olmalıdır ki, hükümete olan umut sıcak ve sürekli olsun.

Siirt Spor’un dününü iyi okumalıyız!

Siirt Spor yeni yönetimi ve yenilenmiş kadrosuyla tutuk başladığı Bal Liginde üst üste gelen galibiyetler sonrası özgüven kazanarak hedefe yönelik olumlu sinyaller vermektedir. Umudumuz ve dileğimiz Siirt Spor’un bir üst lige çıkması. Ancak kadrosunda Siirtli futbolcuların yok denecek kadar az olması ve sponsorluğu resmi kurumların yapması bence üzerinde ciddi ciddi düşünülmesi gereken uzun vadeli sorunlar.

Sporu önemseyen Sayın Atik’in Diyarbakır’a terfi ettiğini ve yerine Sayın Tutulmaz gibi futbol sponsorluğuna sıcak bakmayan bir valinin Siirt’imize atandığını düşünürseniz ne demek istediğimi anlarsınız.

Siirtliler.net, Siirt’in en güçlü markalarındandır.

Siirt’in internet haberciliğinde tartışmasız bir numarası Siirtliler.net, ardında derin bir boşluk bırakarak yayın hayatına son vermişti. Benim de zaman zaman eleştirdiğim yayın politikasına rağmen ilgiyle ama her zaman takip ettiğim bir siteydi. Bağımlılık yapmıştı.

Siirtliler.net güçlü iken rakipleri de rekabet edebilmek için güçleniyordu. Bu rekabetten de Siirtliler yararlanıyordu. Sonra Siirtliler.net yayın hayatına önce ara verdi, sonra da son verdi. Atlatma haberler, özel haberler, son dakika haberler, yorumlar, köşe yazıları diğer sitelerde de bitti.

Ve hasret bitiyor Siirtliler.net yayın hayatına yeniden başlıyor. Hayırlı olsun.